30 Ocak 2018 Salı

KAR

     Adam duruyordu. Ağır hareketlerle sigarasını içiyordu. Soğuk hava kara gebeydi. Ama bir türlü yağmamıştı kaç gündür. Parkasının açık olan son düğmesini de ilikledi. Soğuğu yüreğine mi dışarıya mı hapsettiğini anlayamadan.  Omzuna usulca bir kar tanesi düştü. Siyahın üstünde bembeyaz.  Beklediği bu değildi. Ama yağmaya başladı.  Derin bir nefes daha çekti sigarasından.  Ağaçların yapraksız gövdelerini düşündü.  Ne kadar güçlüydüler. Ve ne kadar yalnız.
     Beyaz örtü kaplamıştı her yeri çabucak. Sanki hey şey bunu bekliyormuş gibi sessizleşti. Kendini çıplak hissetti. Beyazın üstünde siyah bir nokta.
Uzaklardan bir ses yaklaşıyordu adımlama ritminde. Bütün sessizliği yıktı birden. Kendine doğru yaklaştığını anladı, yüreğinin yerinde olup olmadığını kolaçan etti. Ceplerinde kurumamış bir yaprak. Bulamadı. Sigarasından son nefesini çekti. Sesler sustu. Arkasını döndü. 
Ve kadın. 
Karşısındaydı.
-nasılsın?  Dedi kadın.
-iyiyim. Dedi adam.
-neden geç kaldın?  Dedi adam. Ben geç kalmadım der gibi baktı kadın. Zaman yavaşlamış gibi karın yağması bile ağır çekimdeydi. Ellerini tuttu kadının. Üşümüştü. Erkeğin ellerinin sıcaklığını hissedince derin bir nefes aldı. 
    Kadının arkasından ayak izlerini takip eden bir kedi geliyordu. Miskin adımlarla. Önce kadının etrafında sürtünerek bir tur attı. Erkeği kokladı sonra ayakkabısının üstüne oturup kadının yüzünü izlemeye başladı.
    Kadın konuşmaya başladı.  Adam sadece kadının gözlerinin içine bakıyordu. Kadının buharlaşan nefesini içine çekiyordu. Kokusunu. Kadının elleri ısınmaya başlamıştı. Bir an durdu kadın. Oturduğu yerden kalkan kediye baktı çaresizce. Kedi adamın etrafında sürtünerek son bir tur daha attı. Kadına baktı ve geldiği yöne doğru yürümeye başladı. Kadına bakarak uzaklaşıyordu kedi.  Ellerini çekti kadın adamın ellerinden. Adamın gözlerine bakarken...
-mecburum.  Dedi kadın. Ve geldiği gibi gidiyordu. Uzaklaşan ses ardında sessiz bir çığlık bıraktı adama.
    Kar tipiye çevirdi bir an.  Kıpırdamadan duruyordu. Kar onu da örtmüştü beyaz örtüsüyle.

Önce kedi gitti dedi adam. 
Önce kedi sonra kadın. 
Kadının ruhunun kedide saklı olduğunu anladı. 
Sarıp sarmalanmayacak kadar dilsiz, küskün ve yaralı. 
Korkak, sevilmeye muhtaç ve narin. 
Ama gitti.
Önce kedi gitti...
  

HÜSEYİN ÇAKICI